Ana Sayfa | Hakkımızda | İletişim









Ana Menu


Bilgi Menusü




PSİKOLOĞUMUZDAN MAKALELER
EŞYA TOPLAMA
 
Üç yaşından itibaren çocuklar, eşya toplamayı sever. Hurlock’a göre çocuk döneminin ilk yıllarınsa toplanan değersiz şeylerdir. Altı yaşından ibaren ergenliğe kadar ilgi duyduklarını hemen o an elde etmek en sevilen oyunlardan biridir. Kızlar, erkeklere göre daha çok koleksiyon yapar. Erkekler 10, kızlar 11 yaş dolayında koleksiyonla ilgilenir.
L. Denzinger tarafından yapılan araştırmaya göre çocuklar 6 – 12 yaşında en yüksek düzeyde koleksiyon yapma yeteneğine sahiptir.
Çocuklar eşya toplarken nedenini, bu dönemde olabileceğini bildiğimiz için sert tepki göstermemeliyiz.

 

ÇOCUKLARIN ÇİZGİ FİLM KAHRAMANLARINI ALGISI

 

Çocuklar, 4 – 5 yaşlarına kadar TV’deki hayal ürünü görüntülerin gerçek olduğunu düşünür. TV’deki gördükleri karakterlerin gerçekten var olduğunu, onların yaptıklarının ve yaşadıkları olayların gerçekten olduğuna inanırlar. Aynı zamanda onlarla etkileşimde bulunabileceklerine inanırlar. 4 Yaşına kadar aşina oldukları karakterleri TV’de gördüğünde, onlarla selamlaşır, konuşur, tartışır, giderlerken arkalarından seslenir, ‘’arkadaşım Bob böyle dedi’’ gibi yorumlar yapar. Kahramanlar sorularına tepkilerine cevap vermediği için küser, iletişim kesebilir (Dorr, 1986)

 

Aynı zamanda, çocukların büyük çoğunluğu, yine aynı yaşlarda TV, programlarının da gerçek olduğuna inanır. Okul çağındaki çocuklar bunların film olduğuna gerçek kahramanlar olmadığına inanır.

 

Çizgi film kahramanlarının gerçek olmayıp, hayal ürünü olduğunun anlaşılması en az 3 farklı yönde gerçekleşmektedir.

 

  • İlk olarak çizgi film karakteri gerçekte yeryüzünde mevcut değildir. Siz onlarla gerçekte karşılaşmaz, zarar görmezsiniz veya onlarla konuşmazsınız. Bu varoluşçu görüşe göre çizgi film karakterlerinin olmadığı anlaşılır.
  • Çizgi film kahramanları, bizim gibi duygu ve düşüncelere sahip değildir, bizim yaptıklarımızı yapamazlar. Onlar, insanlardan farklı bir sosyal sınıfta yer alırlar. Buna Sosyal Yön adı verilir. Bu görüşe göre, çizgi film karakterlerinin gerçek insanlardan psikolojik ve davranışsal açıdan oldukça farklı olduğu anlaşılır.
  • Çizgi film kahramanları, birisi tarafında yapılmış veya icat edilmiştir. Onlar çizilmiş ve canlandırılmıştır. Sesleri de bir canlının sesidir. Buna Üretim Yönü adı verilir. Bu görüşe göre, bu kahramanlar insanlar tarafından üretilmiştir.

 

Aileler, çocuklarla olabilirlik ve olasılık hakkında konuşmalıdır.

 

Çocuklara çizgi film kahramanları ile ilgili sorular.

  •  X seninle karşılaşır mı?
  • X’in insan olduğunu düşünür müsün?
  • X de bizim gibi düşünür mü? Sence
  • X çizilerek üretildi. Bu süreçle ilgili bilgi verilmeli. Video gösterisi vb.

 

Yapılan çalışmalarda, çocukların hayvan çizgi kahramanlarını insanlara tercih ettikleri saptanmıştır.

Örneğin Ninja Kaplumbağaları incelendiğinde, bu tür bir çok tercih edilen özelliklere sahiptir. Örneğin insana benzerler, gençtirler, saldırgan faaliyetlerde bulunurlar, esprili cümle kurarlar. Diğer bir değişle Kaplumbağalar, çocuklar açısından çekici özelliklere sahiptir.

 

Çizgi film kahramanları ile çocuklarla özdeşleşerek onları çok taklit etmesini önlemek için süreli izletilmeli, bağımlılık yaratılmamasına özen gösterilmelidir.

 

 

 

 

 

İŞİTME ENGELLİ ÇOCUK VE AİLESİ

 

Özür gruplarının çoğunda olduğu gibi işitme engellilerde  de asıl ilgi engelli kişide toplanmaktadır. Bu tanı, varsa tedavisi ve rehabilitasyonu doğal olarak işitme engelli çocuğun kendisi ile ilgilenmeyi gerektirir. Ailede işitme engelli çocuk kadar önemlidir. Kaybın tedavisinin olmadığını öğrenen aile inkar etme, öfke, pazarlık, depresyon ve kabul ediş süreçlerini yaşar.

 

Başlangıçta işitme engelli çocuğun anne – babası çocuklarında bir problemin olabileceğinin farkında değildi. Ailenin ilk şüphesi zihinsel özürle ilgilidir. Bunun olmadığını öğrenen aile ‘’rahatlama’’ yaşar (Luterman, 1987)

 

İşitme problemi konusunda başarılı olan çocukların aileleri;

 

  • Aile içinde, yükün hem aile içinde hem de aile dışında paylaşıldığı duygusunun var olması.
  • Anne – babanın kendinden emin ve kendine güvenen kişiler olması.
  • Ailenin duruma felsefi bir açıklama getirmiş olması.
  • Aile üyelerinin , kendi davranışlarının farklılık  yaratabileceği düşüncesine sahip olması. Konuşma terapisti ile ailenin yaşayacağı sorun, ailenin odak noktası olması terapistin aileden daha çok çocuğa verici davranması, anne – babayı programdan ayırmak 
  • PSİKOLOG DR IŞIN AKI


<< Geri |



Duyurular


ATATÜRK Köşesi



Boyama Oyunları


Boyama Kitabı


Ana Sayfa|Photo Albüm|Bize Yazın Kinderland Kaşifler Gurubu
Kinderland Kaşifler Çocuk Kulübü, Bakırköy
0212 571 72 17, info@kinderlandcocuk.com